ATKESTANESI : Atkestanegiller familyasindan; süs olarak yetistirilen iri bir gölge agacidir. Nisan-Temmuz aylarinda çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. Içinde nisasta, saponin ve yag vardir.
Kabuklarindan yapilan ilaçlar atesi düsürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumlari ise romatizma ve mafsal agrilarini giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarini gidermekte kullanilir.
Çınar ağacını andıran güzel görünümüyle sokakları süsleyen at kestanesinin zehirli meyvesi, harici olarak kullanıldığında
ARMUT : Sulu ve tatli bir meyvedir. Rengi sari ile yesil arasinda degisir. Içinde A , B1 , B2 , B3 , B6 ,ve C vitaminleri bulunur. Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir. Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarini disari attigindan, böbreklerin düzenli çalismasina yardimci olur.
Faydasi : Nezle’yi geçirir, hazmi kolaylastirip çarpintiyi önler, sinirleri yatistirarak beyni çalistirir. Kabizligi önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taslarinin
AHUDUDU : Gülgillerden; bögürtlen gibi çali halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliginden yetisir. Meyvesi duta benzer. Sarimtirak kirmizi portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanip, kurutulur. Reçel, surup ve likör yapilir. Meyve olarak da yenir.
Faydasi : Kani temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atilmasini saglar. Terletir ve idrar söktürür, kabizligi giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, bogaz, bademcik ve göz iltihaplarinda kullanilir. Kansizlik ve veremde çok iyi bir gidadir. Ates’i düsürür.
Ayısarımsağı (Allium ursinum) : Ayısarımsağı, ilkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden biridir. Orman sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir. Ayısarımsakları, inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter biçimindeki cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar. Ayısarımsağı, yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç ormanlarına yetişir.
Aloe Vera; çeşitli Aloe (Liliaceae) familyası yapraklarından çıkartılan usarenin (öz), güneşte veya ısıtılarak yoğunlaştırılması ile elde edilen bir maddedir. Bu madde, koyu kahve renkli, parlak veya mat görünüşlü, özel kokulu ve acımsı lezzetli parçalar veya kütleler halindedir. Dış görünüşü elde ediliş şekline bağlıdır. Suda kısmen, alkolde ise tamamen çözünür. Aloe türleri genellikle Afrika’ da yetişen çok yıllık ve yaprakları dikenli bitkilerdir. Halen ticari olarak Aloe hepatica ( Aloe Curacao – Aloe barbadensis) ve Aloe lucida ( Aloe ferox – Aloe Capensis) olmak üzere iki cins Aloe
AHLAT: (yaban armudu) Gülgillerden; kendi kendine yetisen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.
Faydasi : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda da filizleri dövülüp, konur.
Orta Anadolu ve İç Anadolunun bazı bölgelerinde yetişen önemli bir bitkidir. İçerdiği asitler nedeni ile açken tüketilmemesi gerekmektedir. Eğer bünye açken tüketirseniz bazı olumsuz etkileri ile karşılaşabilirsiniz.